7439 Mesaj 6560 Konu - Gönderen: 7371 Üye - Son üye: SkedEndeany


Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Babacan`dan yatırımcılara vergi müjdesi  (Okunma Sayısı 213 defa)
Economist
Prof.Fx
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 905


Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 21, 2010, 07:58 »


Başbakan Yardımcısı Babacan, 'Kurumlar vergisi, gelir vergisi ve bankacılıkla ilgili vergiler alanında İstanbul önemli avantajlar sunacak. Vergi artışına gitme zorunluğumuz yok, tam tersi belki ufak ufak indirimler yapacağız ileride' dedi

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İstanbul’un dünyanın ilk 10 finans merkezinden biri olma potansiyeli bulunduğunu belirterek, “Kurumlar vergisi, gelir vergisi, bankacılıkla ilgili vergiler, tüm bu vergi alanlarında da İstanbul, pek çok etraftaki alternatife göre daha önemli avantajlar sunacak. Şimdiden Londra’daki kuruluşlar geliyor” dedi.

Ali Babacan, ‘Küresel kriz, yeniden yapılanma, ulusal dönüşüm’ temasıyla düzenlenen Forum İstanbul 2010’un, açılışında yaptığı konuşmada, 2023’ün Türkiye’sinde İstanbul’u da artık uluslararası bir finans merkezi olarak görmek istediklerini söyledi.

İlk 10’da olacağız

Babacan, “Bugün bir New York, bir Londra, bir Frankfurt, Tokyo neyse, madem ilk 10 ekonomiden birisi biz olacağız diyoruz, o zaman ilk 10 finans merkezinden birisinin de İstanbul olmasını arzu ediyoruz, hedefliyoruz ve bu konuda da elimizden ne gelirse yapacağız” dedi.
Bunun için İstanbul’un potansiyelinin olduğunu ifade eden Babacan, İstanbul’un yüzlerce yıl dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden birisi, hep bir metropol, dünya kenti olduğunu belirtti.

Ali Babacan, “Nasıl THY Avrupa’nın 4. büyük havayolu haline geldiyse, finans noktasında da biz bunu başarabiliriz” diye konuştu.

Dünya vergiyi konuşuyor

Diğer ülkelerin üstelik artık verileri konuştuğuna işaret eden Babacan, şunları kaydetti:

“Kamu borç stokları da arttığı için ‘bunu nereden nasıl toparlayacağız’... IMF bile çıkıyor, diyor ki ‘küresel bir vergi getirelim’. Biz bunun öncelikle uygulanabilir olmadığına inanıyoruz. Ha herkes yaparsa, dünyadaki bütün ülkeler ‘evet’ derse biz de tamam arkasından ‘evet’ deriz. Ama siz diyelim ki 100 ülkeyi topladınız ‘evet’ diyen, geri kalan 80-90 ülke de hayır dedi. 100 ülkede vergi uyguluyorsunuz, diğerleri uygulamıyor, ne olacak? Yavaş yavaş finans kuruluşları o ülkelere kayacak, işlemler o ülkelerden dönmeye başlayacak. Bizim özellikle kamu dengelerinde, borç noktasında fazlaca bir sıkıntımız olmadığı için bir vergi artışına gitme zorunluluğumuz da olmayacak. Tam tersine fırsat buldukça, belki de ufak ufak indirimler bile yapabileceğiz ileride. İşte bu da yine Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran önemli bir fark olacak.”

Vergi avantajı sunacağız

Kurumlar vergisi, gelir vergisi, bankacılıkla ilgili vergiler, tüm bu vergi alanlarında da İstanbul’un etraftaki pek çok alternatife göre daha önemli avantajlar sunacağını ifade eden Babacan, “Şimdiden Londra’daki kuruluşlar geliyor. Tek tük başladılar, ’biz İstanbul’a mı kaydırsak operasyonlarımızı, kazandığımın yüzde 50’sini devlete vermek zorunda mıyım, zaten yaptığım her şeyi ben İstanbul’dan da yaparım, telefon varsa, bilgisayar varsa, atladığım zaman uçakla her yere ulaşabiliyorsam niye Londra’... Bu sorgulanmaya başlanıyor” dedi.

Bakan Babacan, Avrupa’daki krizin özellikle bankacılığı da tehdit ettiği haftanın ortasında Financial Times Gazetesi’nin ‘İstanbul Finans Merkezi’ diye ek çıkardığını da hatırlattı. Maliye politikalarında, bütçe uygulamalarında çıkış stratejilerini geçen yıl eylül ayında açıkladıklarını, İspanya, Portekiz ve İngiltere’nin hâlâ bir plan ortaya koyma çabası içinde olduğunu anlatan Babacan, şunları kaydetti:

“İspanya ve Portekiz’in planı salı günkü toplantılarda sunuldu fakat tatmin etmedi. İngiltere’nin, milli gelire oranla 4 yılda ikiye katlanmış borç stoku var ve bu çok tehlikeli. Bir an önce onların da gerekli tedbirleri almaları gerekiyor. Bugünlerde biz daha çok Avro bölgesiyle ilgileniyoruz, Avronun değeri, Yunanistan komşumuz, Portekiz, İspanya falan derken İngiltere’yi de burada gözden kaçırmamak lazım ve oradaki gelişmeleri de çok yakından izlememiz lazım” diye konuştu.

Çıkış stratejisini şeffaf bir şekilde ortaya koyan merkez bankalarından birinin de Türkiye Merkez Bankası olduğunu söyleyen Babacan, bunu pek çok ülkede de artık görmenin zamanının geldiğini de vurguladı. Babacan, “Dünya ekonomisi her ne kadar bir toparlama trendine girdiyse de her ne kadar bu yıl için, gelecek yıl için artık 2009’dan daha iyi bir tablo bekleniyor ise de yine de bu toparlanmanın içinde riskler barındıran bir toparlanma olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum” açıklamasında bulundu. Babacan, bugün itibarıyla en çok kaygı uyandıran risk alanının ülkelerin kamu borç stoku ve bu borçların sürdürülebilirliği olduğuna işaret etti.

Dünya bu kadar farklı bir döneme girerken Türkiye’nin önünde ne tür fırsatlar bulunduğunu çok iyi değerlendirmesi gerektiğine işaret eden Bakan Ali Babacan, çok yüksek potansiyele sahip Türkiye’yi aynı zamanda çok büyük sorumlulukların beklediğini anlattı.

Türkiye’nin hedefleri hakkında da bilgi veren Babacan şöyle dedi: “Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi içine girmek. Hayal olmadığını rahatlıkla söylerim. Uluslararası kuruluşlar da analiz yapıyorlar ve şöyle 15-20 yıl sonra bugünün Almanya’sı neyse ekonomik güç olarak Türkiye’yi de o noktaya yakın bir pozisyonda görmek artık hayal değil.”

AB’de çaresizlik var

‘Madem ilerideki hedefimiz odur, bugünkü gelişmelere de Türkiye’nin müdahil olması, aktif katkı vermesini ben önemli görüyorum” diyen Babacan şöyle devam etti:

“Yani ‘ne halleri varsa görsünler, iyi oldu’ falan böyle bir psikolojide değil, tam tersine onlara da elimizden geldiğince doğruları anlatmamız lazım. Bizim Yunanistan ile ilgilenmemiz boşuna değil. Bir yandan da çıkabilecek sorunlar dönüp dolaşıp Türkiye’yi de etkileyebilecek sorunlar. Bunun da bilincinde olmakta fayda var.”

‘Trichet bir yılda 10 yıl yaşlandı’

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), Türkiye’nin 2001 krizi öncesindeki uygulamalara benzer para basmaya başladığını hatırlatarak bu konuda şu yorumda bulundu:

“Avrupa Merkez Bankası, bizim 2001 krizi öncesindeki uygulamalara benzer para basmaya başladı. Geçen hafta boyunca para bastı, problemli ülkelerin devlet tahvillerini piyasadan topladı. Gerçekten bir merkez bankasının en son başvurabileceği çare. Bir bakıma çaresizliğin sonunda atılmış bir adım. Bakıyorsunuz sayın Trichet, (ECB Başkanı Jean-Claude Trichet) son bir yılda neredeyse 10 yıl yaşlandı. Kolay değil, yıllardır bazı ilkeleri savunacaksınız, bunu müdafaa edeceksiniz, ondan sonra meslek hayatınız boyunca doğru diye savunduğunuz ve yaptığınız ne var ne yoksa o yaştan sonra bir yılda tam tersini yapacaksınız. Allah hiçbir merkez bankası  başkanını o duruma düşürmesin.”
Moderatöre Bildir   Logged

"Sitedeki Mesajlarımın Hiçbiri Yatırım Tavsiyesi Değildir ve Alım Satım Önerisi Olarak Değerlendirilmemelidir."
Harcamalar  Vergiler  ötv  KDV  Harcama  Emlak vergisi  Gelir Vergisi Stopaj 
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: