|
Economist
|
 |
« : Mayıs 24, 2010, 08:45 » |
|
Küresel kriz, her ülke için ciddi bir test oldu. Macaristan, İzlanda, İrlanda, Yunanistan gibi ülkeler ekonomilerindeki sorunlarla yüzleşmek durumunda kalırken; aralarında Brezilya, Kore, Endonezya ile birlikte Türkiye'nin de yer aldığı bir başka grup ülke aynı testi yüksek not alarak geçtiler.
Kredi derecelendirme şirketlerinin üçü de krizin hemen ardından, onlarca ülkenin notunu düşürürken Türkiye'nin kredi notunu yükseltti; Fitch kredi notumuzu iki kademe birden yükselterek Türkiye'yi yatırım yapılabilir kategorinin hemen altındaki kademeye yerleştirdi. Piyasalar kredi derecelendirme kuruluşlarından daha da önce Türkiye'yi kayırmaya başlamıştı bile.
Hükümetlerin iradesi önemli
Türkiye'nin krizi bu şekilde geçirmiş olmasını, 2001 krizinden sonra alınan önlemlere borçluyuz; özellikle de 2001'de bankacılık sektörünün rehabilitasyonu için sarf edilen iradeyle kamunun borç stokunun azaltılması için uygulanan sıkı maliye politikasına.
Türkiye, 2001 sonrasında pek çok olumlu adım atmış olmasına rağmen, daha gerçekleştirecek çok reform var. Yapılması gerekenlerin bir kısmını gerçekleştirebilirsek, ekonomimiz çok ciddi bir ivme kazanacak. Temel soru, hükümetlerin uygulaması politik olarak kolay olmayan kararları alma iradesi gösterip gösteremeyeceği. Geçen hafta, International Institute for Management Development'in (IMD) 2010 Dünya Rekabet Gücü Sıralaması açıklandı.
IMD her yıl 60 kadar ülkeye 4 ana kategoride (ekonomik performans, kamu kesiminin etkinliği, iş dünyasının etkinliği ve altyapı) 320 faktöre göre rekabet gücü puanı veriyor. Daha sonra da bu ülkeleri aldıkları puana göre rekabet gücü en yüksek olandan başlayarak sıralıyor. 2010 yıllığındaki en çarpıcı sonuç; ABD'nin onlarca yıldan sonra birinciliği Singapur'a kaptırması oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 13 ekonomik büyüme gösteren Singapur'un ardından, az bir farkla Hong Kong geliyor.
Asya'daki canlı ekonomik aktiviteden pay alan ve diğer ülkeler arasında en yüksek kamu kesimi etkinliğine sahip Avustralya, Tayvan ve Malezya rekabet sıralamasında hızla tırmanan ülkeler. Avustralya yedincilikten beşinciliğe tırmanırken, Tayvan 23'üncülükten 8'inciliğe, Malezya 18'incilikten 10'unculuğa yükseldi. En çok irtifa kaybedenler ise 5'incilikten 13'üncülüğe gerileyen Danimarka; 9'unculuktan 19'unculuğa inen Finlandiya ve 17'ncilikten, 27'nciliğe gerileyen Japonya oldu.
Türkiye listede bir sıra düştü
Türkiye'yi görmek için gözlerimizi listenin altlarına kaydırmamız gerekiyor. Türkiye, 58 ülkenin yer aldığı listede 48. sırada yer alıyor. Geçen yıl 47. idik. Hem aşağılardayız hem de yukarıya tırmanamıyoruz. International Finance Corporation'un (IFC) Doing Business 2010 Sıralaması, iş yapmanın en kolay olduğu ülkeleri sıralıyor.
En üstte yine Singapur var. İş yapmanın en kolay olduğu ülke olan Singapur'un ardından Yeni Zelanda, Hong Kong ve ABD geliyor. Türkiye 73. sırada. İki ayrı kurumun hazırladığı iki ayrı ankete dayanan iki liste birbirine yakın sıralamaları ortaya koyuyor.
Pek çok alanda yol alınmış olduğunu hepimiz biliyoruz ama anlaşılan, yaptıklarımız yeterli olmamış veya başkaları aynı zamanda bizden daha fazlasını yapmış ve sıralamadaki yerini kaptırmamış.
Kısacası, atılacak çok adım, alınacak çok mesafe var. Ayrıca, iki yıl süren reform dönemlerini beş yıllık dinlenme dönemleri takip ederse sıralamada öne çıkma ihtimalimiz yok.
|