|
erkmen
|
 |
« : Ocak 22, 2009, 15:48 » |
|
Burada çokça duyacağınız iki kavram destek ve direnç’tir. Temelde bunlar grafik üzerindeki noktalar olup, istatistikler devam etmekte olan trend içinde fiyatların bu noktalarda en azından geçici olarak duracağını gösterir. Örneğin, fiyatlar düşerken destek seviyelerine geldiklerinde, Şekil 1’de görüldüğü gibi buradan tepki vermeleri beklenir. Bu, A noktasında olduğu gibi tepki niteliğinde geçici bir ralli olabilir ya da B noktasında olduğu gibi genel hareketin dip noktasını oluşturabilir.
Edwards ve Magee, bir klasik halinde gelmiş olan kitapları Hisse Senedi Trendlerinin Teknik Analizi’nde (Technical Analysis of Stock Trends), destekleri, fiyatlardaki düşüş trendini belirli bir süre için durdurmaya yetecek hacme sahip gerçek veya potansiyel alımlar olarak tanımlamıştı. Direncin tanımı ise, “alıcıların tüm talebini karşılamaya ve böylece fiyatlardaki yükselişi bir süre için durdurmaya yetecek hacme sahip gerçek veya potansiyel satış” olarak yapılmıştı.
Direnci, geçici bir tavan, desteği ise geçici bir zemin olarak düşünebilirsiniz. Bir zeminin oluşabilmesi için, bir destek bölgesinde talep yoğunlaşması oluşması gerekir. Burada yoğunlaşma sözcüğünü özellikle vurgulamak istiyorum: Arz ve talep tanım olarak her zaman dengededir. Bir menkul değer her ne fiyattan işlem görüyor olursa olsun alınan ile satılan miktar her zaman aynıdır. Fiyat seviyesini belirleyen ise alıcıların veya satıcıların göreceli olarak yoğunlaşması veya iştahıdır. Bir destek bölgesi, satıcıların iştahının azaldığı veya elindekileri satmayı daha az istedikleri, alıcıların ise en azından geçici olarak daha istekli oldukları fiyatlardır.
Destek ve direnç seviyeleri genellikle yuvarlak sayılara denk gelir. Bu örneğin, 70’li yıllarda Dow için 1000 seviyesiydi. Dow ne zaman psikolojik olarak önemli bu seviyeye gelse satıcılar daha istekli olduğundan fiyatlar düşerdi. Altın için 80’li yılların ortalarında ve 90’lı yıllarda sihirli seviye 400 $’dı.
Genel Kurallar
Bu durumda, “peki, ya destek ve direnç seviyelerinin ne kadar önemli olacağını nasıl anlayacağız?” sorusunu sorduğunuzu duyar gibiyim. Ne yazık ki, bu sorunun kesin net bir yanıtı yok, ancak size bu konuda yardımcı olabilecek bazı genel kurallar verebilirim:
1. Bir menkul değer belirli bir seviyede ne kadar çok işlem görürse, bu seviyenin bir destek veya direnç bölgesi haline gelmesi olasılığı o kadar artar (Şekil 3). Alıcılar zarar ettikten sonra başa baş noktasını görünce çıkmak isterler. Satıcılar ise daha düşükten almış olabilirler ve fiyatların önceden bu direnç noktasında takıldığını hatırlarlar. Bu nedenle kârlarını realize etmeleri olasılığı çok daha yüksektir.
2. Önceki fiyat hareketinin hızı ne kadar yüksek ise, destek veya direnç bölgeleri o ölçüde önem kazanır (Şekil 4). Ağır bir yükü kaldırmaya çalıştığınızı düşünün. Hızla koştuktan sonra bu yükü kaldırmaya çalışırsanız, sizin gibi koşarak yorulmamış biri ile karşılaştırıldığında başarılı olma şansınız daha düşüktür. Piyasalar da böyledir. Önemsiz görünen bir destek veya direnç, fiyatlar önceden sert bir yükseliş veya düşüş göstermişse, daha yavaş ve istikrarlı bir düşüş veya yükselişte olduğundan daha çok önem kazanır.
3. Direnç veya destek bölgesinden önceki hareket ne kadar güçlü ise bu bölgenin bir engel oluşturma potansiyeli de o ölçüde artar (Şekil 5). Bu biraz önce anlatılan kural ile çelişiyor gibi görünse de, çelişkili değildir. Burada önemli olan, hızlı ve uzun hareketlerle güçlü hareketleri ayırt edebilmektir. Hızla koştuktan sonra ağırlık kaldırmak ile arada kurduğumuz benzerliği anımsayın. Yani eğer kaldıran kişi normal biri ise bu kural aynen çalışır. Ama eğer bunu yapan olimpik bir sporcu ise, iş değişir, onun için bu ağırlığı kaldırmak çocuk oyuncağıdır. Aynı durum, piyasalar için de geçerlidir. Örneğin eğer bir direnç bölgesinden önceki hareket hacim ve momentum açısından çok büyük bir artış gösteriyorsa bu bölge zorlanmadan kırılabilir. Bir hareket ne kadar güçlü ise, bir destek veya direnç bölgesinin ilk denemede kırılma olasılığı o derece artar.
4. Fiyatlar, bir destek veya direnç bölgesinden daha önce ne kadar çok sık dönmüş ise, bu bölgelerin önemi o oranda artar (Şekil 6). Bina örneğini anımsayın. Bir zemin ne kadar çok darbe alır da direnirse, bu zeminin git gide çökme olasılığı artar. Bu, bir destek veya direnç bölgesinin potansiyel önemini tahmin etmekte kullanılan belki de tek ve en önemli kuraldır. Yine Dow Jones Sanayi Endeksi'ni örnek verelim: 1966 ile 1982 yılları arasında geçilmeye çalışılan direnç 1000 seviyesiydi. Bu direnç, birkaç kez zorlanmasına rağmen tam anlamıyla kırılamamıştır. 1000 seviyesi bir kez kırıldıktan sonra, 2000, 3000, 4000 ve 5000 seviyelerinin kırılması daha kolay olmuştur.
5. Bir destek veya direnç bölgesinin son kez denenmesinin üzerinden geçen zaman uzadıkça, önemi de azalır. Yani bu, altı ay önceki bir direncin, 10 ya da 20 yıl öncekine göre çok daha güçlü olacağı anlamına gelir. Yine de zaman zaman, destek ve direnç seviyelerinin aradan birçok yıl geçmiş de olsa anlaşılmaz bir şekilde çalıştığı gözlenmektedir.
|