7439 Mesaj 6560 Konu - Gönderen: 7371 Üye - Son üye: SkedEndeany


Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Dolarda düşüş sürecek mi?  (Okunma Sayısı 1156 defa)
FxTurkiye
Administrator
Prof.Fx
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 586


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 18, 2010, 09:33 »

Dolarda düşüş sürecek mi?

Global bir bankanın üst düzey yöneticisi, kriz sonrası hükümet yetkililerine bankanın geçmiş icraatlarını savunurken böyle demişti:
Müzik çalarken dansa devam ettik.

Hüseyin YENER / RADİKAL GAZETESİ

Aman yanlış anlamayın, kapıda kriz var demiyorum, hatta tam tersini savunuyorum. Ama yine de son günlerde bana en çok sorulan soruyu cevaplamak için aklıma daha güzel bir benzetme gelmiyor. Soru; bu hareket fazla abartılmadı mı, bir realizasyon olmayacak mı?. Cevap ise ilk paragraftaki cümlede gizli.

Geçen hafta, önceki iki hafta kadar olmasa da olumlu atmosferin devamını gördük. 1,4400 seviyesini zorlayan dolar kuru, % 8.00 seviyesinin altına inmeye çalışan bileşik faiz ve en yüksek 66.121 seviyesini gördükten sonra biraz geri çekilen borsa endeksi.

Dolar kuru için bu hafta da çok sayıda soru ile karşılaştık. Dolar daha düşecek mi? 1.4600 altını görmez diye dolar aldık, şimdi ne yapmalıyız? Bu kadar düşmüşken artık burdan alınır mı? Önce pariteye bakalım, sonra tüm bu soruları yanıtlayan fikrimi söyleyeceğim.

Para giriÅŸi devam ediyor

Geçen hafta Avrupa’da iki önemli ve olumsuz gelişme vardı. Moody’s İspanya’nın AAA olan ülke notunu Aa1 seviyesine düşürdü. Yanısıra, İrlanda’da bir süredir gündemde olan endişeler yapılan açıklamalar ile resmiyet kazanmış oldu: Bankacılık sisteminin ciddi bir sermaye açığı var.

Birçok kimse için şaşırtıcı olan, bunlara rağmen paritenin neredeyse düzeltme yapmadan 1.3700 seviyesinin de üzerine çıkması oldu. Dolar faizlerini uzun süre düşük kalacağı ve Amerika’nın da düşük dolardan rahatsız olmadığı gerçeği aslında paritedeki hareketin temel nedeni. Ve teknik anlamda da hareketin devamı için, arada küçük realizasyonlar olsa da, bir engel görünmüyor.

Doların TL’ye karşı düşmesinin önemli bir kısmı pariteden kaynaklanmakla beraber, bu hafta sepet bazında da değerlenme sözkonusu. Benim görüşüm çok net.. Döviz alacağı/vereceği olmayan, salt

fiyat hareketlerinden yararlanmak adına alım/satım yapanlar için kötü haber bu: Dövizden uzak durun!. Para girişi devam ediyor (üstelik de reel faizin eksi olduğu bir Türkiye’ye!!), büyüme oranı yüksek, bizzat Başbakan da kurun seviyesi için rahatsız edici olmadığı anlamına gelecek sözler sarfetti.

Birçok kimse için şaşırtıcı olan, bunlara rağmen paritenin neredeyse düzeltme yapmadan 1.3700 seviyesinin de üzerine çıkması oldu. Birçok dövizini satmaya çalışanlar için tavsiyem, düzeltme günlerinde yükseliş görürseniz satın.

Aslında bu haftanın yıldızı bono idi. Referandum sonrası % 8.00 seviyesine düştükten sonra tekrar %8.20’ye yükselen gösterge bono faizi, bu hafta gelen yoğun alımlarla tekrar bu kritik seviyeye düştü. Bu seviyeyi düşük bulan, ve fakat bono almak isteyenler için başka bir fırsat var: Uzun vadeli kağıtlar. 2015 vadeli bono %8.70 ve 2020 vadeli bono %8.95 seviyesinde. Vade uzun diye itiraz etmeyin lütfen, 2034 vadeli Eurobond alıyoruz da 2020 vadeli TL bonoyu neden almıyoruz? Para girişi devam ettikçe, daha yüksek faiz veren uzun vadeli bonolara talep daha çok artacak.

Borsa bu hafta biraz dinlendi, ama yine de haftayı primli kapadı. Yıl başından bu yanaki performansı ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsaları arasında ciddi anlamda pozitif ayrışan borsamız, yılın geri kalan kısmında da performanını artıracak gibi. Bu hafta özellikle bankacılık hisselerinde bir satış vardı. Bunu hem düzeltme olarak değerlendirebiliriz, hem de geçen hafta Merkez Bankasının aldığı kararların banka maliyetlerini artıracak olmasının bir yansıması olarak..

Hisse senedi tutanlar için problem yok, olmayanlar için de satışlar alım fırsatı diye düşünüyorum.

Türkiye’nin CDS primi düşüyor

CDS (Credit Default Swap), son yıllarda çok hızlı gelişim gösteren yeni bir enstrüman. Kısaca, iflas riskine karşı sigorta primi olarak tanımlayabiliriz. Örneğin; Bir ülkenin/şirketin CDS primi 150 baz puan ise, 1 milyon dolarlık bononun iflas riskine karşı CDS satıcısına yıllık yüzde 1.50 (15.000 dolar) prim ödeyerek iflas riskini satmış olursunuz. O ülke/şirket iflas ederse elinizdeki bonoyu CDS satıcısına verip 1 milyon dolarınızı geri alırsınız. Türkiye’nin CDS primi kriz sonrası 135 seviyesine geldi. Önümüzdeki dönemde tüm zamanların en düşük seviyesi olan 115’i, ki 2006 yılında görmüştük, görmememiz için bir sebep yok. Tabloda göze çarpan Türkiye’nin iflas etme riskinin artık İtalya, İspanya, Portekiz gibi gelişmiş Avrupa ülkelerine göre de daha düşük olması.
Moderatöre Bildir   Logged

Yönetici
FxTurkiye.com


Expert Advisor
Stratejilerinizi Otomatik İşlem Mekanizması Olarak Size Sunuyoruz.
dolar usd piyasa döviz kur türkiye piyasaları küresel ekonomi parite Forex 
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer: