|
FxTurkiye
|
 |
« : AÄŸustos 24, 2009, 08:57 » |
|
Buffet`tan ilginç dolar yorumu! Dünyanın en zengin yatırımcılarından biri olan Warren Buffet, ekonomik gidişatı yorumlarken doların etkisini ‘kelebek etkisi’ne benzetti. Buffet’ın ABD’nin henüz içinden tam olarak çıkamadığı darboğaza getirdiği yorum oldukça ilginç.
İşte ünlü yatırımcının ‘kelebek etkisi’ yorumu....
‘Kelebek etkisi’ olarak bilinen fenomen, doğada gerçekleşen her olayın bir sonucunun olması diye tanımlanabilir. Örneğin atmosfere iki katı daha fazla karbondioksit gazı yaymak toplum üzerinde iki kat daha fazla kötü etki bırakır. Bu yüzden de tüm dünyanın endişesi iki kat artar.
Yukarıda bahsi geçen kelebek etkisi kendini aynı zamanda ekonomik alanda da göstermektedir. Bu konuda, Amerika ekonomiye oldukça zarar verebilecek bir şey gönderiyor: Dolar!
Geçen sene Amerika oldukça ciddi bir ekonomik krizin eşiğine gelmişti. Neyse ki Amerikan Merkez Bankası ve hem Bush hem de Obama döneminin en önemli ekonomistleri zaman zaman yanlış yapsalar da beklenenden çok daha iyi bir performans göstermişlerdir.
Amerikan ekonomisi şu anda ‘Acil’ sinyalleri vermiyor hatta belki ufak da olsa iyileşmenin sinyallerini veriyor. Fakat bu kötü durumdan kurtulmak için gerekli önlem paketlerinin kullanılması önemli bir detay. Ancak bu önlem paketlerinin bazı yan etkilerinin olduğu da unutulmamalıdır. Şu anda görülmez olan bu yan etkiler bize yarın öbür gün aynen ekonomik krizin verdiği zararlar gibi zarar verebilir. Bu durum da yukarıda bahsettiğimiz ‘kelebek etkisi’ ni haklı çıkarıyor.
Yükselen Hazine borçları yalnızca üç yolla kontrol edilebilir:
Yabancılardan borç almak; kendi vatandaşlarımızdan borç almak ya da daha dolambaçlı bir yöntem olan para basma yoluyla. İsterseniz bu üç yöntemi şimdi detaylı bir biçimde değerlendirelim.
Dışarıdan borç alma senaryosunda Çin’i başrol oyuncusu olarak görebiliriz. Çünkü Çin Amerika’nın borçlarını satın almak isteyen ülkelerin başında gelir. Amerikan hisse senetlerini ve gayrimenkullerini satın almayı gayet akıllıca bulanlar da diğer bir alternatik olarak düşünülebilir.
Senaryonun ikinci maddesi de ABD’nin kendi vatandaşlarından borç alması. Var sayalım ki; Amerikalıların 500 milyar dolar birikmiş mal varlıkları var ve yine var sayalım ki, halk bu parayı Amerikan Hazinesi’ne vermeye karar versin. Ancak halkın bu kahramanlık gösterisi bile Amerika’yı kurtarmaya yetmez ve geri kalan açığı kapatmak için 900 milyar dolar arayışına girilir.
Bu durumda şüphesiz Amerikan matbaaları daha fazla para için fazladan mesai yapmak durumunda kalmasına neden olur. Yani para bazma mesailerini arttırır. Bu da üçüncü maddeyi tanımlıyor.
Bireylerin, şirketlerin ve dolayısyla ülkelerin kaynakları arttıkça doğru orantılı bir şekilde borç oranları da artar. Dünyadaki en zengin ülke olarak bilinen Amerika’nın borç yükü, aynı geçmişte olduğu gibi, yine artabilir.
Bir söz vardır : ‘ Bilmek isteyeceğim tek şey nerede öleceğimdir. Böylece oraya asla gitmem. ‘ Dolayısıyla aynı Keynes tarafından tanımlandığı gibi Amerika’nın da aynı bir Muz Cumhuriyeti’nin sahip olduğu ekonomik duruma gelmemesi için bir şeyler yapılmalıdır.
Şu andaki tek problemimiz ülkeyi eski günlerine getirip onu tekrardan ayakları üstünde durdurabilmektir. Kontrol edilemeyen karbon gazları buzulların erimesine neden olur, kontrol edilmeyen dolarlar ise para biriminin satın alma gücünü eritebilir.
|