|
Economist
|
 |
« : Ocak 15, 2010, 10:23 » |
|
Euro kuru 2,10 TL'ye dayandı, ihracatçılarda sıkıntı başladı.
Sanayiciler son birkaç yıla kadar daha çok euro ile Avrupa'ya mal satarlardı. Ama son dönemde girilen yeni pazarlar (Afrika ve Ortadoğu pazarları) daha çok dolarla işlem yapıyorlar. Yine de euronun değer kaybetmesi Türk sanayicisini dolara göre daha çok etkiler...
Sanayiciyseniz ve üretim yapıyorsanız, önünüzü görmek istersiniz. Çünkü alacağınız üretim ve satış kararları bugün alınsa da önümüzdeki haftayı, ayı, hatta yılı etkileyecektir. Yani müşteriye malı bugün ve bugünkü fiyatla satarsınız; ama üretimi ve teslimatı gelecek haftalarda ya da aylarda yaparsınız. Teslimattan sonra gelecek paranız da aylar içinde gelir. Eğer bu zaman diliminde euro kuru farklı bir eğilim çizerse sıkıntıya düşebilirsiniz.
Örneğin bugün fiyat verirken euro kurunu 2,10 TL aldıysanız ve paranız geldiğinde euro kuru 2,00 olursa, kârınızdan yüzde 5 gitti demektir. Tersi olursa (yani kur 2.30'a çıkarsa) süper de genelde Murphy kuralı çalışır ve kur düşer!
Mutlaka ki önümüzdeki dönemde geleceği belli bir nakit akışının hedge edilme yöntemleri vardır. Ama Türkiye gibi derin mali piyasaları olmayan ülkelerde hedge etme yöntemleri o kadar pahalı ya da rekabetsiz olmaktadır ki hedge yapmanın anlamı kalmamaktadır.
Bu durumda? Dua etmekten ve şansına güvenmekten başka sanki seçenek kalmaz sanayicinin önünde...
O zaman biz daha kötü haberi (!) beklemeden verelim: Euro kuru önümüzdeki aylarda daha da düşecektir...
Bu bağlamda iki etkiye önemli. Birinci etki, euronun dolara karşı değer yitirebileceği beklentisidir. İkinci etki ise TL'nin genel olarak yabancı paralara karşı değerleneceği düşüncesidir.
İlk beklenti, yani euro/dolar paritesinin dolar lehine değişeceği beklentisi çok kesin olmamakla birlikte. Bugüne kadar piyasalar euro/dolar paritesi konusunda ne öngörü yaptılarsa hemen hep tersi çıkmıştır! Ama şimdi Euro Bölgesi'nde bazı ülkelerin (örneğin Yunanistan ve İrlanda) yaşadığı mali sorunlar çok ciddi gibi görülüyor. Aslında doların euroya karşı değer yitireceği tahmin ediliyor. ABD'de sosyal demokrat bir başkan varken mutlaka sosyal politikalar (yani mali anlamda genişlemeci politikalar) öne çıkar ve ABD bütçe açığı hep sürer. Bu durum da dolara olan güveni azaltır ve değerini de düşürür.
Bu öngörü tamam da euro tarafı patladı! Bazı Euro Bölgesi ülkelerinin mali durumu o kadar kötüleşti ki euronun bir para birimi olarak kalacağı konusunda endişeler oluştu. Yani ya Yunanistan gibi mali sıkıntı içindeki ülkeler eurodan çıkacaklar/çıkartılacaklar (ki bizce bu olanaksızdır) ya da diğer ülkeler Yunanistan'a yardım edecekler (bu da euronun değer yitirmesine neden olacak).
İkinci beklenti, yani TL'nin genel olarak yabancı paralara karşı 2010 yılında değerleneceği öngörüsü, bu hafta daha da güçlendi. Çünkü bu hafta IMF ile yapılacak bir anlaşmanın artık birkaç gün içinde açıklanacağı bilgisi kesinleşti. TL zaten son aylarda değer kazanıyordu. Şimdi bir de IMF anlaşması olunca bu değerlenme daha da hızlanacaktır.
Örneğin bir IMF anlaşması ardından dolar kuru beklenti 1,30'lu rakamlar olabilir.
Eğer 2011'de genel seçim olmasaydı ve bir erken seçim olsiasılığı da söz konusu olmasaydı, bu gelişmelerle birlikte euro kurunun 1,80'lere kadar gerileyebileceği iddia edilebilirdi. Euro kuru 2.00 sınırına kadar gelebilir; belki bir parça da aşağı iner (örneğin dövizin bol olduğu yaz aylarında 1.95'i görebilir) ama ondan sonra Türkiye seçim atmosferine girince yeniden yükselir ihtimali ağır basıyor.
Ne olursa olsun 2010 yılı sonuna kadar döviz kuru, hem dolar hem de euro, düşük seyredeceğe benziyor. 1.30'lar dolarda, 1.90'lar euroda görülebilir. Döviz ile işi olanlar bu ihtimaller ışığında hareket etmeliler.
|