|
Suilius
|
 |
« : AÄŸustos 27, 2010, 21:44 » |
|
Forex piyasasının günlük işlem hacmi 3 trilyon civarındadır. Bu kadar büyük hacim itibariyle piyasanın manipülasyonlara kapalı yapısı bu piyasada teknik analiz çalışmalarının daha başarılı olmasına yol açsa da her piyasada olduğu gibi forex piyasasında arz-talep koşulları birincil önceliktir.
Dolayısıyla forex piyasasında temel analiz olarak nitelendirdiğimiz ekonomik gerçekliklerden yola çıkılarak analiz ve trade yöntemleri gerçekleştirilebilir. Diğer bir deyişle ekonomik veriler yorumlanıp analiz edilerek, döviz kurlarının gelecekteki hareketlerini önceden tahmin edebilmek ve bu yönde pozisyon alabilmek mümkündür.
Forex piyasasında faiz gelişmeleri daima ön plandadır. Çünkü paranın daima az faiz veren ülkeden fazla faiz veren ülkeye hareket ettiği kabul edilir. Bunun anlamı fazla faiz veren ülke para birimi değer kazanırken, az faiz veren ülkelerin para birimlerinin değerinin azalacağıdır.
Diğer taraftan forex piyasasında GSMH, GSYİH, tüketim harcamaları, yatırım harcamaları, kamu harcamaları vs. gibi ekonomik göstergeler yanında özellikle sanayi sektörünün nabzını tutan göstergeler büyük önem taşır. Bu göstergelere örnek olarak beklenti anketleri, (Alman ZEW, Japon Tankan, ABD Michigan Ünv.) sanayi üretim endeksi, kapasite kullanım oranı, fabrika siparişleri, dayanıklı tüketim malı siparişleri sayılabilir. Ekonomisi güçlü olan ülke ekonomileri daha fazla para çektikleri için para birimleri değerlenirken, ekonomisi zayıflayan ülkelerden para çıkışı yaşanır. Diğer taraftan bazı ülke ekonomileri emtia fiyatlarına oldukça hassastır. Örneğin petrol fiyatlarındaki yükselme Kanada Doları için olumlu olarak değerlendirilirken, altının fiyatının yükselmesi Avustralya Doları’nın değer kazanmasına neden olur.
Temel analizin daha uzun süreli analizlerde işe yaracağının da altını çizmek gerekiyor.
|