7439 Mesaj 6560 Konu - Gönderen: 7378 Üye - Son üye: MowBloode


Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Forex 401: Psikolojik Analiz  (Okunma Sayısı 280 defa)
Suilius
Forexci
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : AÄŸustos 27, 2010, 21:39 »

Tradinge psikolojik hazırlık konusu risk yönetimi ile birlikte tradingin en hafife alınan konular arasında yer alır. Halbuki bu konu trading başarısının en önemli elementidir.

Halbuki çoğu süper trader, basınla yaptıkları röportajlarda trading başarısının %20’sinin sistematik yaklaşım ve %80’i ise psikolojik hazırlıktan geçtiğini belirtmişlerdir. (Bu konuda Jack Schwager’in 3 Kitaplık Borsa Sihirbazları Serisi’ni okumanızı tavsiye ederim.)

Çoğu trader’in psikolojik anlamda başarısız olmasında 2 ana sebep yatmaktadır.

1. sistematik yaklaşım eksikliği
2. Aşırı getiri beklentisi

Sistematik Yaklaşım

Çoğu kişi ne yazık ki aynı hatayı yapmaktadır. Belirli bir hazırlık süreci gerçekleştirmeden çok az bir bilgiyle, ya da daha kötüsü hiçbir ön bilgiye sahip olmadan balıklama piyasa girmektedirler.

Az bilgi üst üste zararları gündeme getirmekte, bu zararların fazlalaşması ise kişinin psikolojisini bozarak daha fazla risk almasına neden olmakta, bu durum da daha fazla zarar etmesiyle sonuçlanmaktadır.

Kişinin kendisine güvenebilmesi için öncelikli olarak belirli bir hazırlık döneminde geçmeli, bunun ardından bir deneme sürecini geçirmeli ve bunun ardından gerçek piyasada işlem yapmalıdır.

Bunu bir örnekle açıklamak istersek doktorluk mesleğini kullanabiliriz. Bildiğiniz gibi doktor olmak isteyenler 6 senelik bir üniversite dönemini tamamlamak zorundadırlar.

Başarılı bir trader da aynı yolu izlemeli ve öncelikle eğitimine önem vermelidir. Bu sürecin elbette 6 sene olmasına gerek yok ama 6 gün olmaması gerektiği de son derece ortada.

6 yıllık eğitimin ardından doktorlar işin stajyerlik-asistanlık dönemi başlar. Bu dönemde uzman doktorlarla birlikte pratik eğitim almaya başlarlar.

İşte bu süreci de tradingde deneme sürecine benzetebiliriz. Belirli bir eğitim sürecinden geçen trader demo platformlarda öğrendiklerini test eder.

Ancak bu stajyerlik döneminin ardından doktorların bizzat ameliyatı yapmalarına izin verilir.

Şunu düşünün tıp üniversitesi 1. sınıfta okuyan bir doktor adayı mı bir beyin ameliyatında başarılı bir şekilde yapabilir, üniversiteyi ve stajyerliği bitirmiş bunun üzerine uzun yıllar doktorluk yapmış bir doktor mu?

Doktorun üzerindeki psikolojik yük çok daha az olacaktır, çünkü hem bu işin eğitimini almış hem de bu işi daha önce defalarca yapmıştır. Halbuki bir doktor adayı böyle bir sürecinde daha başında büyük bir paniğe ve korkuya kapılacaktır.

Trading için iki senaryoyu ele alalım: Bir sisteminiz var. Daha önce bunu geriye dönük test etmişsiniz. Ardından bir süre demo platformlarda bu sistemi denemişsiniz ve artık gerçek hayatta işlem yapmaya hazırsınız.

2. senaryoda ise, bir aracı kurum seçtiniz, oraya belirli bir miktar para geçtiniz, hesabınız açıldı ve işlem yapmaya hazırsınız. Ama hangi paritede işlem yapacaksınız? Hangi indikatörlere göre işlem yapacaksınız? Korktunuz, ama yılmadınız. EUR/USD paritesini seçtiniz. Herkes bunu konuştuğuna göre belli ki bir kerameti vardır. 1,5464’den 1 standart lot aldınız. Aldıktan sonra fiyat yükselmeye başladı ve fiyat hızla 1,5494’e geldi. 300 dolar kardasınız. Peki şimdi ne olacak? Trend devam eder mi? Yoksa fiyatlar aldığınız yere düşer mi? O seviyenin de altına iner mi? Birazdan Trichet konuşacakmış, acaba ne der? ABD’den işsizlik rakamı var. Etkisi ne olacak?

Hangi senaryoda rahatça korkmadan işlem yaparsınız? Hangi senaryoda korkularınız sizin görüşünüzü ve analizinizi etkilemesine izin vermezsiniz?

Tabii ilk senaryoda. Kısaca toparlarsak eğer hazırlığınızı iyi yaparsanız ve kurallarınızı daha işlem platformunuzu açmadan belirleseniz çok daha az bir baskıyla işlemlerinizi gerçekleştirirsiniz.

Trading psikolojisinde yapılan en büyük ikinci hata aşırı getiri beklentisidir.

Bu piyasaya giren herkesin beklentisi aynıdır, para kazanmak. Ama bazılarımız bu beklentiyi abartarak bu piyasada kısa sürede çok büyük getiri sağlayacaklarını beklerler. Fakat insanlar bunun için zaman harcamak istemezler. Bir an önce zengin olmak ve yüksek getiriler sağlamak istedikleri için hızlı bir şekilde pozisyona girerler. Başlangıçta acemi şansı yerini art arda zararlara bıraktığında ise daha büyük paniğe kapılırlar.

Diğer taraftan aşırı getiri beklentileri normal getirilerin küçümsenmesine yol açar. Bu tip normal ve az getiriler insanları tatmin etmediği için alınan riskler bir anda tavana vurur ve kaçınılmaz son gerçekleşir.

Çok büyük getiriler elbette ulaşılabilir olsa da bu seviyeye ulaşmak çok kolay değildir. Sıkı çalışma, disiplin ve kendini adama gerektirir.

Burada bir nevi bir paradokstan söz edilebilir. Getiriye odaklanmanız gerekir, fakat getiriyi düşünmeden bunu yapmanız gerekir.

Bunun yolu nereden geçer? Bunun yolu trading stilinizi sistemleştirmekten geçmektedir. Yani enerjinizi getiriye değil de sizi o getiriye götürecek sistematik bakış açısına yöneltmeniz gerekir. Getiriye değil sisteme odaklanırsanız bunun sonucunu muhakkak alırsınız.
Moderatöre Bildir   Logged
Suilius
Forexci
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 82


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : AÄŸustos 27, 2010, 21:39 »

Karda oturabilmek için ilk etapta fix-sabit hedefler kullanmanızı öneririm. Yani bir pozisyona girerken stop-lossunuzu ve kar alma hedefinizi belirleyin, pozisyona girdikten sonra bunu emir olarak platformuna girin ve hiç bir şekilde bunu değiştirmeyin.

Burada düşülen en büyük yanılgı şu oluyor. Diyelim uzun pozisyona girdiniz, dediniz ki ben bu pozisyona 20 pip kar için giriyorum. Sonra da pozisyon sizin lehinizde sonuçlandı ve 20 pipi karı aldınız. Ama siz 20 pip karla pozisyonu kapattıktan sonra piyasa 200 pip yükseldi. İşte bu noktada çoğu kişi kapatmasaydım 200 pip kazanacaktım, kapattım 20 pip kazandım diye üzülmeye başlıyorlar.

Aslında 20 pip kazandım diye kendinizi tebrik etmeniz gerekir, 180 pip kaybettim diye kendinizi üzüyorsunuz. Ama zaten pozisyona girme amacınız 20 pip, dolayısıyla 20 pipten sonra sizi alakadar etmemeli.

20 pip olayını örnek olarak verdim, bu rakam da kişiden kişiye değişir. 40 olur 80 olur 180 olur, hangi rakamın size uygun olduğuna kendiniz karar vermeniz lazım. Ama başlangıçta fix bir rakamla trade etmeniz ardından bunu geliştirmeniz gerekir. diyelim 20 yakalıyorsunuz ama 50 de yakalayabileceğinizi düşünüyorsanız o zaman 50'yi denemeye başlayın. 100'ü yakalarım diyorsanız 100'ü denemeye başlayın. Bu şekilde kendinize uygun trading stilini ortaya koymuş olursunuz.

Eğer fix hedefler konusunda kendinizi disipline ettiğinize inandığınız anda analize göre hedefler koyma aşamasına geçebilirsiniz. Yani bir pozisyonda 30, bir pozisyonda 150 koymaya başlayabilirsiniz, ama bunun tecrübe ve disiplin istediğini bilmeniz lazım. Yani sizin canınız 150 pip kazanmak istediği için değil de analiziniz 150 pip kazanma ihtimaliniz fazla olduğunu gösterdiği için 150 pip hedef koyarsınız. Zaten bu seviyeye gelindiğinde örneğin +100'e gelip pozisyonun döneceğini düşünüyorsanız +150'yi beklemek yerine +100'den rahatça kapatabilirsiniz.

Bir de stop seviyeninizi muhakkak iyileştirin. örneğin bir pozisyona geldiğiniz +100 kardasınız, stopu aldığınız yere getirin ki, pozisyon terse döndüğünde en azından aldığınız yerden vermiş olursunuz. Ya da stopu +50'ye getirin ki, en azında belirli bir karı sabitlemiş olursunuz.
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
GoogleTagged: forex analiz

 
Gitmek istediÄŸiniz yer: