|
yalinsak
|
 |
« : Ocak 29, 2009, 19:04 » |
|
Dış Gündem Piyasalar petrol fiyatlarındaki yükselişin yarattığı tedirginlikle dolar satışlarında artış yaratmaya devam ediyor. Önceden petrol üreten ülkeler doların değer kaybetmesi gerekçesiyle petrol fiyatlarının yükseldiğini belirtiliyordu. Bu kez roller tersine döndü. Ham petrol fiyatlarının varil başına 134$ çıkması ve ABD’de çekirdek ÜFE’ nin yüzde 0,4 artması, FED’ i doların yönü konusunda alacağı kararlarda piyasaları ikilemle karşı karşıya bıraktı. FED in daha önceden izlediği politikaya göre faiz, doların değer kaybetmesi ve böylelikle yatırımların artması yönünde idi ama FED faiz indirmeyi durdurdu. Fakat toparlanma çabasında olan dolar petrol fiyatları yüzünden değer kaybına uğramaya devam etti. Bu durum “FED in lehine mi yoksa aleyhine mi olacak?” sorusu ile ikilem yaratılmış oldu. Önümüzde görülen şudur ki analistlere göre gerek Euro gerekse emtia fiyatları 2008 in ikinci yarısında değer kaybı yaşayarak, doların değer kazanma aşamasına hazırlık amaçlı son fiyatlanmalar izleniyor olabilir. Petrol fiyat artışının körüklediği enflasyon sonuçta FED’ i faizleri yukarı doğru çekemesine neden olarak, doları da Euro karşısında daha güçlü hale getirebilir. Ancak bu da FED’ in önlemeye çalıştığı ekonomik durgunluğu arttırabilir. Bu yüzden petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi ile ABD ekonomisindeki sarsılmanın sürmesi durumunda FED’ in büyümeyi sağlamak için dolar faizlerini negatif düzeye kadar indirebileceği tahmin ediliyor. Fakat bu durum şuan için olasılıktan öteye gitmiyor. Dünya Altın Konseyi, yılın ilk çeyreğinde dünya çapında altın talebinin, 2007’nin aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 20 artış gösterdiğini bildirdi. ABD de ham petrol stoklarının geçen hafta 5 milyon 317 bin varil azalarak 320 milyon 442 bin varile gerilediğini bildirildi. Piyasalarda yaşanan bu olumsuz tablo ile hisse senedi piyasalarından çıkış devam etti. ABD Dow Jones bu hafta üçüncü kez %1,5 ‘un üzerinde düşüş yaparak kapanması yatırımcıları yeniden alternatif piyasalara yönelmesini sağladığını düşünüyoruz. Piyasalar bugün gelecek olan verilerden çok petrol fiyatlarındaki yükseliş hareketinin akıbetine dair açıklamalar yapılmasını bekleyerek geçirecek gibi görünüyor.
İç Gündem Reuters haberinden sonra Türkiye şimdide Yargıtay’ın sert bildirisi ile yeni bir gündem yarattı. Yargıtay Başkanlar Kurulu, yargı erkine yönelik sistemli saldırılar olduğuna işaret etti. Bildiride hükümeti, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargı oluşturmaya çalışmakla suçladı. Yargıtay hükümeti 3 yanlış yaptığı konusunda uyarıda bulundu. Bunlar Anayasa’nın bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak tanımlamasıyla kamuoyuna sunulması, çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı toplumun tepki ve husumetine muhatap kılınmaya çalışılması ve Yargı Reformu Strateji Taslağı'nın Yargıtay'a sunulmadan, Avrupa Birliği (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri'ne verilmesi olarak belirtildi. Bu bildirinin ardından Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, ´´Yargıtay´ın bildiri yayımlamaya hakkı yoktur. Bildirinin içeriği sorunludur. Yargıtay kapatma davasını etkilemeye çalışıyor, tarafsızlığını yitirmiştir´´ açıklamasında bulundu. Avrupa parlamentosunda Türkiye raporu kabul edildi. Kapatma davası ve 1 Mayıs'ı eleştiren raporda, reform sürecinin hızlandırılması çağrısı yapıldı. BDDK tarafından üç ayda bir yayınlanan Finansal Piyasalar Raporu´nda bankalara sermaye desteği önerisi tekrarlanarak, ´Bankalarımızın tüm tedbirleri aldıklarından emin olmaları gereklidir´ denilerek likitte kalınması uyarısında bulundu. Son gelen enflasyon rakamları ve MB nın izlediği politika karşısında eleştirilere maruz kalmasına hükümet kanadından MB a destek vererek yanıt geldi. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası´nın hiçbir şekilde günah keçisi olmadığını belirterek, ´´Merkez Bankası, üzerine düşeni yapıyor. Temkinli para politikasını devam ettiriyor. Bu konuda da bizim tam desteğimize sahip´´ dedi.
|