|
yalinsak
|
 |
« : Ocak 29, 2009, 18:52 » |
|
Dış Gündem Geçtiğimiz hafta başından itibaren gerek metal ve petrol fiyatlarında gerekse parite fiyatlarında oldukça dalgalı bir seyir izlendi. Yaşanan hareketlerde hem gelen yurt dışı verilerin az olması hem de fiyatlarda görülen hızlı yükselişlere kar satışlarının hızlı tepki vermesi başlıca etken oldu. Amerikan piyasalarında krizin sonuna gelindi söylentileri dolar fiyatlarında oldukça geniş bir volatile yarattı. Tahvil fiyatlarının dip seviyelerde olduğuna inanan bir kısım piyasa yapıcı bu söylentileri ortaya atmasına karşın FED açıklamaları ve gelen birkaç verinin kriz durumunun bitmediğini hatta ekonomide durgunluğa girilmiş olunabileceğini ortaya koyması fiyatlarda kararsızlık yarattı. Haftanın ilk işlem gününde Asya piyasaları açılışta bugün gelecek olan Avrupa ekonomik göstergelerinin fiyatlanmasını yapmaya çalıştı. Bu hafta içerisinde de FED açıklamaları büyük önem taşıyacak. Yaşanan kriz bitti beklentisine karşın FED in faiz hadlerinde %1 lik indirim yapma olasılığının yüksek olması dalgalı seyrin devam edeceğinin göstergesi olmakta. FED başkanlarının yapacakları açıklamalara karşın Perşembe günü başkan Bernanke nin yapacağı açıklamalar beklenebilir. Piyasalar ekonominin durgunluğa girdiğine dair söylentilere Bernanke nin ne yanıt vereceğini ya da daha önce yaptığı gibi agresif bir politika yaratıp yaratmayacağını merak etmekte. Bernanke bundan önce faiz indirimlerinde önce 0,25 puan iki gün sonrada 0,75 puan indirime gitmişti. Sonradan piyasaya sağladığı likiditeyi arttırdı ve daha önce FED in hiç yapmadığı bir şey olan bankalar dışında finansal kuruluşlara da yardım etmeye başladı. Şimdi piyasalarda iki şeyin gündem de kalacağına inanılıyor. Birincisi yapılan bunca müdahaleye rağmen resesyona girildi konut kredisinin yarattığı krizden sonra şimdi de kredi kartı, tüketici kredileri olumsuzluk yaratacak ve bu durum hükümet ile Bernanke nin arasını açacak. İkincisi ise resesyon ortamı oluşmadı ve FED in elinde bir koz daha olduğu inancının taşınması. Uzmanlar bu kozun 60 yıl önce uygulanan doları diğer para birimleri karşısında sabitleme veya dolara müdahale yoluna gidilme olabileceğini söylemekte. ABD Hazine Bakanlığı, FED e yeni yetkiler vererek, finans piyasaları üzerinde mutlak hâkimiyet kurmayı amaçlıyor. Para politikası yapıcılarını yeni yetkilerle donatması beklenen plan çerçevesinde FED, piyasa istikrarının sağlanmasında ana düzenleyici olacak. ABD Hazine Bakanı Paulson'un bugün yeni plan ilgili açıklama yapması bekleniyor.
İç Gündem Türkiye haftaya hem siyasi hem de ekonomi cephesinde önem taşıyan gündem maddeleri ile başlayacak. Günün en önemli gündemi Anayasa Mahkemesi Ak Parti hakkında açılan kapatılma davası hakkındaki iddianamenin kabul edilip edilmeyeceğini belirlemesi olacak. İddianamenin kabul edilmesi durumunda Ak Partiye ön savunma hazırlayabilmesi için örnek yollanacak ve herhangi bir uzatma talebi olmaz ise bir aylık bir süreçte ön savunma hazırlanacak. Gündemdeki ikinci konu ise Sosyal Güvenlik hakkındaki yasa tasarısı bütçe komisyonu tarafından TBMM ye tartışılması için sunulacak. Salı günü başlayacak olan görüşmelerin Cuma günü sonuçlanacağı bekleniyor. Tasarıya karşı olarak çeşitli sendikalar 1 Nisan Salı günü kitlesel eyleme gideceklerini belirttiler. Diğer bir siyasi gündem ise yine geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Gül’ü ziyarette bulunan parti liderlerinden sonra Başbakan Erdoğan’ın köşke çıkması. Parti liderleriyle yapılan görüşmelerde parti kapatma yasası ve Anayasa’da değişikliğin görüşülmediği belirtilmişti. Bu görüşmede de yine başlıca konuların terör ve güvenlik konularının konuşulacağı bildirildi. Ekonomik gündemde ise bugün gelecek olan GSYIH rakamları ve dış ticaret denge rakamları ön planda olacak. Gelecek olan rakamlar Perşembe günü açıklanacak olan enflasyon rakamları üzerinde beklenti yaratılmasında etkili olacak. Bununla beraber döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar hakkında MB dan açıklamalar gelebilir. IMF İcra Kurulu, Türkiye dâhil üye ülkelerin kota ve temsil hakkı ve kurumun yönetimine ilişkin değişiklikleri içeren reform önerisini IMF Guvernörler Kurulu’nun onayına sundu. Türkiye’nin oy gücü iki yıl öncesine göre binde 15 artarak binde 61’e çıkacak, kota hesaplamalarında bundan böyle GYSH nin yanında açık ekonomi olma ve rezerv faktörüne de bakılacak.
|