|
Starex_man
|
 |
« : Eylül 29, 2009, 11:44 » |
|
"Özel krediler ABD’de Atlantik’in her iki tarafında da kasılmaya devam ediyor. Önümüzdeki yıl dünya ekonomisinin yaklaşık yarısında bir deflasyon krizi gerçekleşecek gibi görünüyor. M3 değerleri bunun erken sinyallerini bugünden veriyor.
Para harcamayı destekleyen acil durum programları yavaş yavaş geri çekiliyor; usul usul ya da zorla.
Piyasada hüküm süren İşsizliğin yarattığı menfaatler yaşanan sosyal birtakım zorlukları şu ana dek aza da olsa gölgeleyebilmişti ama artık onlar da yavaş yavaş yok olmaya başlıyor. İspanya’daki işsizler ordusu haftada 100 euro, Estonya’dakiler ise 15 euro’yla yetinmeye çalışıyor.
Almanya’da ağustos ayında araba satışları artış gösterdi ama sadece görünürde bir artış mevcut. Otomotiv Araştırma Merkezi’nin ortaya koyduğu rakamlara göre satışlar önümüzdeki yıl itibariyle bir milyon dolaylarında bir düşüş yaşayacak. Alman otomobil endüstrisindeki en sıkıntılı dönem herhalde bu olacak.
Fiat yöneticisi Sergio Marchionne de İtalya’yı gelebilecek yeni bir felaketle ilgili uyarıp Roma’ya hurda araç yardımlarını yenilemeyi öneriyor.
Tüm bunların yanında zayıf ABD verileri de ara ara kendini gösteriyor. Yatırım mallarının ihracatı ağustos ayında ciddi şekilde azaldı. İlk kez ev sahibi olacaklara sunulan vergi kolaylığına rağmen yeni ev satışları 430.000 civarında takıldı. Bu kolaylık Aralık ayında zaten sona erecek.
Yeni bir evreye giriyoruz. Bu dönemde Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üyesi olan devletlerin birçoğu borçlanmamak için masraflarını kısmak zorunda kalacaklar.
İngiltere de da bu sorunla karşı karşıya; İspanya bakanlıklara ihtiyari harcamaları belli ölçüde kesmesini söyledi; IMF Japonya’nın bir ödenek krizi yaşayabileceğini açıkladı.
Yukarıda çıkarılan vahim tabloda açıkça görülüyor ki, bu yıl yapılması gereken çok az şey gerçekleştirilebildi. Çin’in ihracatı ağustosta 23pc, Japonya’nınki ise 36pc değerinde düşüş gösterdi. Sanayi üretimi Japonya’da 23pc, İtalya’da 18pc, Almanya’da 17pc, Fransa ile Rusya’da 13pc ve Birleşik Krallık’ta 11pc değerlerinde düştü.
Buna ‘V-şekilli’ bir iyileşme diyebiliriz. Yani aslında var olmayan bir ekonomik büyümenin içinde piyasalar fiyat belirliyor.
Can alıcı gerçek şudur ki, kişisel harcamaların bütçe açığı yüksek Anglosphereve Doğu Avrupa ülkelerinde düşmesine karşın, ödemeler dengesi fazla veren ülkelerde de (Doğu Asya ve Almanya gibi) bu düşüşü telafi edecek oranda yükselme göstermiyor. Ülkelerdeki kapasite fazlası dünya çapında savaş sonrası dönemde olduğuna yakın durumdadır.
Ama fırsatçılar dünyanın önemli Merkez Bankalar’ının yolunu şimdiden tuttular bile.
2007 yılı boyunca ve 2008’in yazında esas kredi sistemin dağıldığı halde hatalar yaptılar. Bu hataları yine tekrarlayacaklar mı?
FED Başkanı Bernanke, nisan 2008’de bu yılın ikinci yarısında gerçekleşecek büyümeden bahsetmişti. Ağustos 2008’de de bu büyümenin aşamalı olarak önümüzdeki iki yıl boyunca artacağını da belirtmişti. Bernanke bu şekilde düşündüyse para verilerini göz ardı etti demektir. Lehman bunalımından haftalar önce faiz oranlarını oranları arttırdığında, Avrupa Merkez Bankası da bu uyarıdan FED gibi bihaberdi. O zamanlar 1970’lerdeki enflasyon sarmalını geveleyip duruyordu. Tüm bu tabloyu değerlendirerek sonucu kendiniz kurgulayın. Batı’nın Merkez Bankaları açığı bir an önce kapatması gerekiyor. Uzun uzun düşünmeye devam ederlerse, sonuç daha kötü olabilir."
|