|
erkmen
|
 |
« : Ocak 22, 2009, 15:53 » |
|
Benzetmeleri genellikle bilinçli olarak seçmeyiz onlar zihnimizin derinliklerinde ne olduğu ile ilgili yorumlarımıza ve ne olacağı ile ilgili beklentilerimize önderlik eder. Bazen bizi desteklerler bazen desteklemezler. Benzetmeler bir şeyi başka bir şeyle anlatmaktır.
"Aşkım kırmızı, kırmızı bir gül" demiş şair. Aslında sevgilisi gerçekte kırmızı bir gül değil fakat o sevgilisinin güzelliğini, çekiciliğini, savunmasızlığını ve benzeri taraflarını güle benzetmiştir. Bazıları hayatı bir kase dolusu kiraza, bazıları bir çukura benzetir. Hayat uğrunda öleceğin bir fahişe, hayat evlendiğin bir fahişe, balta girmemiş bir orman, bir top, bir piknik, bir yarışma, hayat bir oyundur.
Sisyphus efsanesi uzatılmış bir hayat benzetmesinin hikayesidir. Sisyphus sonsuza kadar büyük bir kayayı bir dağa itmeye ve tekrar yukarı itmek için aşağıya inişini seyretme cezasına mahkum edilmiştir. Bunun sizin hayatınıza veya yatırımınıza benzediğini düşünün ve neler hissettiğinize dikkat edin. Şimdi hayatınızın veya yatırımınızın ne kadar kutsal olduğunu söylemeye çalışın ve ne hissettiğinize bakın.
Yatırımcıların ve yatırımcı kültürünün trade felsefesini açıklamaya veya resmetmeye çalıştığı bazı benzetmelere bakacak olursak;
Trade için yaygın benzetmeler savaş ve spor içerir. Trade iki taraf arasındaki bir yarışma olarak görülür. Ben kazanırım, sen kaybedersin. Sen kazanırsın, ben kaybederim. Savaş benzetmeleri hoş değildir. Ne kadar çok trade işleminin bir savaşa benzetildiğini okumuş veya duymuşsunuzdur. Eğer trade işlemini savaş olarak düşünmeniz sizi daha etkili daha iyi daha güzel kılabilirse ne ala. Fakat savaş sizin bütün kaynaklarınızı getirmenizi ister. Ya hep, ya hiç, pusu içeren, yağma, tecavüz, yanmış yerler, yaralama, hayat ve ölüm, zafer veya mağlubiyet. Yatırımcı her gün piyasayla savaşmak için dışarı çıkar. Piyasa ile savaştadır. Günün veya haftanın sonunda kimin yorgun ve bitkin düşeceği önemli değildir. Yorgunluk zorlukların en küçüğüdür. Trade işlemini savaş olarak görmek sizi aşırı veya yetersiz trade yapmaya yönlendirir. Saldır ve çekil. Böyle bir benzetme para kaybetmenize yol açabilir.
Eğer savaştaysanız düşman kim?.
Diğer yatırımcılarla mı savaştasınız?.
Piyasayla mı savaşıyorsunuz?.
Düşmanınız kendiniz mi?.
İsimsiz ve cisimsiz bir düşman mı?.
Eğer piyasa ile savaştaysanız eşit olmayan bir yarışmadasınız. Piyasa sizin olduğunuzdan daha büyüktür. Piyasanın haberleri daha iyi anlama zekası ve kesinlikle daha fazla kuvvetleri vardır. Ne kadar büyük yatırımcı olursanız olun, piyasayla kıyaslandığınızda çok zayıfsınız. George SOROS olsanız bile. Aynı şey düşmanlarımız diğer yatırımcılar olduğunda da geçerlidir.
Siz diğer bütün yatırımcılara karşı ha!. Öyle olmadığını umuyorum.
Trade bana göre hasat gibidir. Araştırma ve trade işlemine hazırlanma daha çok toprağı işleme ve tohumları yerleştirmeye benzer. Ben insanlara piyasanın sürekli akan bir fırsatlar ırmağı olduğunu düşünmelerini söylüyorum. Onlara aynı zamanda trade işleminin okyanustaki su kadar çok zengin bir alan olduğunu düşünmelerini söylüyorum. Elbette dalgaların ve gelgitlerin olacağını bunlarla baş edilebileceğini, ancak her zaman düşük bir gelgitin ardından büyük bir gelgitin olacağını ve bunun tekrarlanacağını ve her dalgadan sonra bir başka dalganın geleceğini, aynı zamanda okyanusun sizin bir kovayla mı yoksa bir çay kaşığıyla mı geldiğine dikkat etmediğini söylüyorum.
Piyasanın bir dost veya iş arkadaşınız olduğunu düşünmeye çalışın. Eğer piyasa sizin partnerinizse birlikte çalışabilirsiniz. Piyasanın istediğini sizde isteyebilirsiniz. Piyasayla kazan-kazan durumunda olursunuz. Eğer piyasa sizin partnerinizse, size ne yapmakta olduğunu gösterecek ve onun yönünü hissedeceksiniz. Başarılı olmak için ne yapmanız gerektiği üzerinde anlaşacaksınız. İnsanlar piyasayı bu şekilde düşünmekle daha rahat trade yaptıklarını söylemektedirler. Bazen yatırımcılara trade işlemini bir dans olarak düşünmelerini söylerim. Birlikte müziğin ritmine uyarak. Aynı zamanda dansa, piyasanın önderlik etmesine izin vermelerini tavsiye ederim. Bir arkadaşım piyasayı, kendisini bir çok kola ayrılan, akmakta olan bir nehirde sürüklenirken, kayalara ve girdaplara dikkat ederek, gidebileceği uygun kollar arayan birisi olarak düşünür.
Eğer sportif benzetmeleri seviyorsanız trade işlemini iyi olduğunuz ve oynamaktan zevk aldığınız bir oyun olarak düşünün. Kaybetmekten korkacağınız önemli bir yarışma olarak değil. Eğlence olarak düşünün, spor olarak düşünün, oyun olarak düşünün. Eğer basketbolu seviyorsanız her trade gününü bir hücum, her trade işlemini bir sayı olarak düşünün. Eğer tenisi seviyorsanız Allah aşkına her trade işlemini maç sayısı olarak görmeyin. Bir diğer deyişle trade işleminizin bir olasılıklar serisi olduğunu kabul edin, bir olayın dizisi gibi hiçbir trade işlemi sizi üzmesin. Eğer golf oynamayı seviyorsanız dar bir hedefe nazikçe kavislenmiş topun gitmesine odaklandığınız gibi veya topun yeşil bir hat üzerinde deliğe doğru gitmesini ve deliğe düşmesi anındaki sesi duyduğunuz gibi trade işlemi için talimat verdiğinizde trade işleminizin de hedefinize doğru gitme olasılıklarını hayal edin.
Bazı insanlar trade işlemini av olarak görürler. Avcı ava çıktığında tam olarak ne avlayacağını bilir büyük bir şey mi, bir tavşan mı yoksa bir sülün mü?. Avlanacağı yere gider. Doğru teçhizatları alır. Sessizce ve sabırla avını bekler. Avını gördüğünde dikkatlice silahını doğrultur ve ateş eder. Tereddüt yoktur. Doğru anın gelmesini bekleyen bir kaplan gibi saatlerce bekler ve avına doğru atılır.
Bazıları trade işlemini balık tutmaya benzetir. Sabrınızı ortaya koyarsınız. Ben trade işlemini denize açılmaya benzetirim. Olan kuvvetlerinizi hazırlarsınız. Rüzgarın şiddetini ve yönünü dikkate alırsınız, akıntıyı ve hedefinizi. Size yol gösterecek haritaları alır ve sürekli doğa olaylarına uyarsınız, bazen rüzgarın içinde bazen rüzgarın önünde bazen kenarından ama daima geminle, tayfanla, rüzgarla ve akıntılarla işbirliği içinde. Şüphesiz fırtınalar da olacak ama daima yol almayı bırakıp, demir atıp fırtınanın bitmesini bekleyebilirsin. Oradaki kuvvetlerle birlikte çalışırsın, kuvvetler senden daha büyüktür fakat yolculuktan, günden, spordan zevk alırsın ve hedefine, limanına, güvenli barınağına varacağından eminsindir.
Sizi en iyi hissettiren benzetmeleri ve tecrübeleri deneyin. Belki de saldırgan ve tehlikeli bir alanda çalışmayı seviyorsunuzdur. O zaman elbette savaş benzetmelerini kullanabilirsiniz. Belki de balık tutmaya gitseniz daha iyi olur. Tamamen bu kişisel ve size kalmış. Yeni bir benzetme nasıl oluşturabilirsiniz? Sadece düşünerek. Bu kadar basit.
Sevgilerle…
|