|
msert67
|
 |
« : Mayıs 25, 2010, 08:17 » |
|
Türkiye'nin ekonomik toparlanmasının beklediklerinden daha hızlı gerçekleştiğini vurgulayan Dünya Bankası Türkiye Direktörü Zachau, 'Türkiye'de kapasite kullanım her ay artmakta, ihracattaki toparlanma beklediğimizden daha hızlı' dedi
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye’de, küresel mali krizin ve ekonomik resesyonun etkilerinden sonra, imalat sanayi üretimindeki kapasite kullanımının her ay tutarlı bir şekilde arttığını ve artık tekrar kriz öncesi düzeylere yaklaştığını belirterek, ihracattaki toparlanmanın da beklediklerinden biraz daha hızlı olduğunu söyledi.
Ulrich Zachau, Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı. “Türkiye ekonomisinin toparlanma hikâyesi iyi haberlerden birisidir” şeklinde konuşan Zachau, şöyle dedi:
Türkiye için iyi işaret
“Geçen yılın dördüncü çeyreğinde, ihracat bir önce yıla göre yüzde 6.4 büyümüştür; bu oran Türkiye’nin GSYH’daki artıştan biraz daha hızlı olmuştur ve Türkiye için iyi bir işarettir. Aynı zamanda, Türkiye’nin ithalatı da artmıştır. Dolayısıyla cari açık bu yıl yükselecektir (belki de GSYH’nın yüzde 4’ü) ve özellikle yabancı doğrudan yatırım olmak üzere dış finansmanın çekilmesi bu açığın finansmanında kritik öneme sahip olacaktır.”
Enflasyon ve işsizlik
Türkiye’nin önünde bulunan iki önemli zorluğun yükselen enflasyon ve hâlâ yüksek düzeylerdeki işsizlik olduğunun altını çizen Zachau, “Türkiye’de seyahat ederken özellikle gençler olmak üzere birçok insanın iş konusunda endişeli olduğunu görüyorum. Geçtiğimiz yıla baktığımızda, eğilimlerin ve beklentilerin olumlu olduğu açıkça görülüyor” dedi.
Zachau, Yunanistan’ın ardından, borç krizinin Türkiye üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerine yönelik soruya verdiği yanıtta, Türkiye’nin durumunun bazı avro bölgesi ülkelerden daha iyi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Evet. Türkiye’nin şu andaki performansı AB’deki bazı ülkelerden daha iyi. Türkiye’nin kamu borcu gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 45’i düzeyinde; bu oran bazı ülkelerle karşılaştırıldığında yönetilebilir bir orandır.
Türkiye’nin yeni mali kuralla hedeflediği mali açık, avro bölgesindeki neredeyse tüm ülkelerdeki açıktan çok daha düşüktür. Ayrıca, Türkiye çoğu AB ülkesinden daha hızlı büyümektedir. Bununla birlikte, bu daha hızlı büyüme performansı, çoğu AB ülkesine göre daha keskin bir düşüşün ardından yaşanıyor ve Türkiye’deki insanların gelirleri hâlâ AB’ye göre daha düşük.
Türkiye’nin bu farkı kapatabilmesi için daha hızlı büyümesi gerekiyor. Uygulanacak iyi politikalarla, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha hızlı büyümesini bekliyorum.
Dört gençten biri işsiz
Geleceğe bakacak olursak, Türkiye’nin kritik zorluklarla başa çıkmasında Dünya Bankası’nın Türkiye ile ortaklık ettiği alanlara iki örnek vermek istiyorum.
İlk olarak, şu anda Türkiye’deki her dört gençten biri işsiz. Yeni ve daha iyi işler için bu işsiz gençlerin eğitilmesi temel bir gerekliliktir. İkinci olarak, Türkiye insanlarına evrensel sağlık sigortası kapsamı sunuluyor. Ancak, sistemin gelecekte mali açıdan karşılanabilir hale getirilmesi gerekmektedir.
İnsanların bugün hastanelerde maliyetli bir şekilde aldığı tedavi hizmetlerinin çoğu için yerel hekimlerine başvuracakları aile hekimliği sisteminin oluşturulması önemli bir reformdur ve bu konuda da hükümetle birlikte çalışıyoruz.”
İşsizlik ve istihdam konusuna da değinen Zachau, şunları söyledi:
Neler yapılabilir? “(Genç ve hızlı artan nüfus) aynı zamanda eğitim ve istihdam konusunda en önemli yapısal zorluktur. Türkiye yapısal işsizlik sorununun olduğu tek ülke değildir.
Neler yapılabilir? Bunun yollarından birisi şirketlerin yeni işçi işe almasını kolaylaştırmaktır. Yarı zamanlı ve kısa süreli istihdamın kolaylaştırılması gençlere ve kadınlara yardımcı olacak ve daha fazla istihdam yaratılmasına katkıda bulunacaktır.
İşsizlik parası düşük
İkinci olarak, Türkiye, işsizler ibuna karşın şirketlerin bu insanları işe almalarını daha maliyetli hale getirmektedir. İşsizleri daha iyi korumak ve aynı zamanda şirketlerin işgücü uyum çabalarını kolaylaştırmak, daha fazla istihdamın yaratılmasına yardımcı olacaktır ve eşit derecede önemli bir husus olarak, bu yardıma en fazla ihtiyaç duyan kırılgan gruplara yardımcı olacaktır.
Ayrıca, kısmen şirketlerin kayıtlı istihdamın katı maliyetlerine maruz kalmasından dolayı yüksek olan kayıt dışı istihdamın azaltılmasına yardımcı olacaktır.
İşçi eğitimi önemli
Üçüncü olarak, işçilerin yeniden eğitimi ve yeniden iş bulmalarına yardımcı olunması da önemlidir. İŞKUR bunu yapmaktadır. İŞKUR iki yıl öncesine göre çok daha fazla mesleki eğitim sunmaktadır.
Buradaki kilit husus, bu hizmetlerin işverenlere ihtiyaç duydukları şeyi sağlamasıdır. Bu, işsizlerin sadece iş bulmalarına değil aynı zamanda daha iyi işler bulmalarına yardımcı olacaktır. Uzun vadede ise eğitimin kalitesinin daha da yükseltilmesi gerekecektir.”
|