|
FxGuru
|
 |
« : Ekim 31, 2008, 09:11 » |
|
Dolardaki geçmiş dönemdeki yükselişlerin temel nedeni türkiye'de uzun yıllar boyunca %70-%150 bandında hareket eden enflasyon oranıdır.
Bu mekanizma şimdilik bir kısmı göstermelik de olsa son 10 yıldır kırılmış görünüyor.
Ancak, mevcut borç stokunun bu reel faiz ile, cari açık ile ve Dünya'daki finansman olanakları ve yapısı ile ne kadar sürdürülebilir olduğu tartışmalı. Dolayısıyla, önümüzdeki 10 yıl boyunca son 10 yıldaki iyileşmenin daha durağan ve istikrarlı bir şekle sokulup sokulamaması bir çok etkene bağlı ve bunların başında mali istikrar ve üretim dinamikleri yatıyor. Mali istikrar ve disiplinin olmazsa olmaz şart olduğunu tüm dünya bildiği gibi hükümetimiz de biliyor.
Ama, ne yazık ki üretmeden sadece dünyanın dört bir yanından yüksek bir cari açık ile yüzleşme pahasına topladığın (enerji hammadde aramalı ve hatta patent ve emek vs.) kaynakların bir kısmını üretim adı altında birleştirip bu üretim adını verdiğin ıvır zıvırın (otomobil ve bir kısmı alkol ve sigara gibi sağlığa da zararlı bir çok lüks tüketim malını kastediyorum) kaydadeğer bir kısmını tüketip geri kalanını da, yine bir çok ıvır zıvır mal aldığın ülkelerin ticari denge adına tahammülleri nedeniyle bu ülkelere satıyorsun. Bu ekonominin bu üretim dinamiğinin, az sayıda verimli ve ülke menfaatlerini akıllıca gözeten üretim modeli dışında, enflasyonist ortama eninde sonunda davetiye çıkartacağını görmek çok zor değil. Çünkü, bir ülke parası her şeyden önce ürettiği ölçüde değer kazanır. geçmişe bakın İngiltere koskoca ingiltere parası 1978 den bu ya da bir çok para karşısında 1/4 1/5 oranında değer kaybetmiş yani beşte birine düşmüş. USD de aslında temel değişim parası olmasına rağmen Japon parasına karşı değer kaybetmiş.
Üretelim dolar da 10 ytl olmasın...
|